Pendik Sahili’nden başlayıp Kurtköy’e doğru uzanan bu gece, Yat Limanı’nın ışıkları hâlâ suyun üzerinde titrerken kendimi bir otel odasının geniş camının önünde buluyorum; dışarıda Viaport’un ışıkları, içeride ise yalnızca benim sıcak nefesim ve dilimin yavaş, ıslak hareketleri var. İsteyen her erkeğin ağzına damla damla tadını bıraktığım bu anlar, zamanın durduğu tek yer; dudaklarımı, dilimi ve boğazımı o kadar ustaca kullanıyorum ki misafirim inlemeyi bile unutuyor, sadece titreyerek boşalıyor.
Şehrin gürültüsü dışarıda kalırken Sabiha Gökçen’e inen ya da kalkan uçakların sesi bile bu odada yalnızca bir fon müziği gibi kalıyor. Gündüz ya da akşam fark etmez, Pendik’ten Kaynarca’ya kadar her noktaya hızlıca ulaşabiliyorum; tek yapman gereken aramak, gerisi benim dilimin ve dudaklarımın işi.
- Yaş: 23
- Semt: Pendik
- Boy: 168
- Kilo: 52
- Müsaitlik: Gündüz ve akşam
- Görüşme: Otel, rezidans
